A-Z Liste
Site Haritası
 
HAKKINDA ARAŞTIRMALAR ÖĞRENCİ AKADEMİK İYTE'M İLETİŞİM
Öğrenci Manzaraları | Mithat BOZ

İYTE’nin Farklı Yüzlerinden
Mithat BOZ ile İYTE'de Öğrenci Olmak Üzerine Konuştuk

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Mithat BOZ kimdir?

1987, İzmir doğumluyum. Doğma büyüme İzmirli olmanın gururunu da her an yaşıyorum. İlköğretimi Şerif Remzi İlköğretim okulunda tamamladıktan sonra, liselere giriş sınavında ortalama bir başarı gösterip 60.Yıl Anadolu Lisesine gitmeye hak kazandım. Geçen 4 güzel seneden sonra Güzelbahçe’den daha ileride nerede okuyabilirim diye düşündüm ve lise hayatım boyunca çok sevdiğim kimya ile daha ileri bir boyutta tanışma fırsatı yakaladım. 2005 senesinde kazandığım İYTE Kimya bölümünü Alsancak’ta geçirdiğim hazırlık senesinden sonra 2010 senesinde bitirdim. Ortalama bir derece ile mezun olduktan sonra eğitimimi bir adım daha ileri götürme isteğiyle 2010 yazında İYTE Kimya Bölümüne yüksek lisans için başvurdum ve kabul edildim. Şu an yüksek lisanstaki 4. dönemim ve tez aşamasında eğitimime devam etmekteyim.

 

Bir İzmirli olarak İYTE’yi tercih ettikten sonra hayatınızda neler değişti?

Bir İzmirli olarak İYTE’de okumak benim için çok değişik ve eğlenceli bir deneyim oldu diyebilirim. Bunun nedenine gelecek olursak hazırlıktan sonraki lisans eğitimimde yurtta kalıyor olmam diyebiliriz. Hafta içi yurtta kalıp özgürce yaşayabilirken aynı zamanda hafta sonları evime dönüp hem ailem ile hasret giderip hem de annemin güzel yemeklerinin tadına bakabilmek paha biçilemezdi. Tabi ki 4 seneyi beraber geçirdiğim arkadaşlarımın da o senelerin güzel geçmesinde emekleri yadsınamaz.

Asıl önemli nedenlerden biri ise hafta içi yurtta kalıyor olmamın bana kampüsteki sosyal aktivitelere katılmam için zaman yaratmış olması idi. Bu sayede geri dönüp baktığımda çoğu insana nasip olmayan bir üniversite hayatı geçirmiş olduğumu görüyorum.

 

İYTE’de öğrenci olmak sadece ders çalışmak mıdır? İYTE’li sizce nasıl bir profil çizmeli?

Bu sorunun cevabını İYTE’de okuyan birçok kişiden evet olarak alabilirsiniz ve bence bu cevaba saygı göstermemiz gerekir. Fakat ne yazık ki ben, cevabı hayır olan bir grup şanslı azınlıktan birisiyim. Enstitümüzün eğitim kalitesinin Türkiye düzeyinin çok üstünde olduğu ve bu kalitenin devamlılığı için çıtanın yükseklerde olması yadsınamaz bir gerçek. Bu gerçeğin getirisi olarak da İYTE’de öğrencilerin sürekli ders çalışıp, deneylere girip rapor yazması gerekiyormuş gibi bir tablo ortaya çıkıyor. Bununla birlikte coğrafi olarak kampüsün şehirden kısmen uzakta bulunması da öğrencilerde İYTE’nin asosyal bir kampüs görüntüsü izlenimi uyandırıyor ya da böyle düşünmelerine yol açıyor diyebiliriz. Ama insanoğlunun bir problem karşısında çözüm bulmaktansa bahane üretmek gibi kötü bir huyu var ne yazık ki.

Cevabın başında da belirttiğim gibi ben İYTE’de ki şanslı azınlıktan birisiyim. Peki, kimdir bu insanlar? Bu insanlar, İYTE’de ki zor eğitim hayatına rağmen üniversite hayatlarına bir nebze renk katmaya çabalayanlardır. İYTE’de bunu yapmak kolay mı diyebilirsiniz. Evet değil, yeri gelince derslerinizden, yeri gelince uykunuzdan, yeri gelince arkadaşlarınızdan ve ailenizden feragat etmek zorunda kalıyorsunuz elbet ama inanın ki karşılığını çok iyi şekilde alıyorsunuz. Bu kıstaslar dâhilinde bir İYTE’li elbette ki eğitim açısından çok donanımlı olmalı fakat kendisine imkânlar yaratarak da sosyal faaliyetlerde bulunmalıdır. Unutmamalıyız ki insan sosyal bir varlıktır.

 

Birbirinden farklı dans türlerinin yanında sporla da ilgilendiniz. Bize bu süreçlerden bahseder misiniz?

Ben de lisans hayatım boyunca çeşitli topluluklarda yer alarak birçok okul içi ve okul dışı aktivitelerde bulundum. Bunlara 2005 senesinde daha hazırlık öğrencisiyken dâhil olduğum basket takımı ile başladım. Bir sene sonra ise takım kaptanı olarak önemli bir sorumluluk almış oldum. Aynı sene Radyo Hightech’te de bulundum. 2. sınıfta Kimya Bölümü öğrenci temsilcisi seçildim ve Öğrenci Konseyinde görev aldım, yine bu dönemde kısa da olsa mikrofon başına geçtim ve Djlik yaptım. 3. sınıfta ise işler biraz daha karmaşıklaştı. Arkadaşlarımın ısrarı üzerine aynı anda hem halk oyunları topluluğuna hem de dünya dansları topluluğuna katıldım. Basketbol takımı ile çeşitli illerde üniversiteler arası yarışmalarda bulundum, dans topluluklarıyla da sahnede hep alkış alan tarafta oldum. Bu süreç boyunca her zaman derslerim, deneylerim, yazılacak raporlarım oldu. Arkadaşlarımın bana sordukları ise nasıl hepsine birden yetişebildiğim oluyordu. Böyle bir tempoya girdiğiniz zaman ister istemez bir düzen içinde yaşamaya başlıyorsunuz ve boşa vakit geçirmemeyi öğreniyorsunuz yoksa gerçekten de yetişilmiyor çünkü. Yani sadece spor yapıp, dans etmekle kalmayıp yaşam tarzınıza da olumlu etkileri oluyor bu aktivitelerin.

 

İYTE’de aldığınız eğitimi (teorik/pratik) yeterli buluyor musunuz? Aldığınız eğitim size neler kazandırdı?

Ben bir İYTE öğrencisi olmaktan her zaman gurur duydum. Çünkü gerçekten harika bir eğitimle mezun oluyorsunuz. Eğitim dilinin İngilizce olması ise mezun olan öğrencilerin hem akademik anlamda hem de iş hayatında da önemli konumlarda olmalarına büyük katkı sağlıyor. Teorik olduğu kadar pratikte de çok fazla imkân sunulması öğrencilerin bölümlerinden tam donanımlı bir şekilde mezun olmasını sağlıyor. Çoğu üniversitede olmayan cihazların burada öğrenciler tarafından kullanılabiliyor olması zaten İYTE’nin farkını ve ne kadar ilerde olduğunu gösteriyor. Ayrıca öğrenci sayısının belirli bir rakamda tutulması öğrencilerin asistanları ve hocalarıyla olan birebir diyaloglarına daha çok fırsat tanıyor. Bu açıdan bakıldığında İYTE’ye bir bilim yuvası demek hiç de yanlış olmaz.

Bunun dışında bulunduğum topluluklar kişisel olarak bana takım çalışması, liderlik, kriz anı yönetme ve pratik kararlar alabilme yetisi de kattı. Sözün kısası İYTE kişi istediği sürece her şeyi fazlasıyla verebilen bir kurumdur.

 

Son olarak gerek İYTE’yi tercih edecek olanlara gerekse şu an İYTE’li olanlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

İYTE’ye gelmeyi düşünen arkadaşları şimdiden tebrik etmek istiyorum. Çünkü bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu buraya gelince göreceklerdir. Şu an eğitimleri devam eden arkadaşlara da sözüm; üniversite hayatını hem eğitim hem de sosyal anlamda verimli bir şekilde geçirsinler. Çünkü hayatın koşturmacasına kapılınca bugünler özlemle aranıyor. Bu zamanları dolu dolu geçirmek gerek diye düşünüyorum. Her zaman problemin değil çözümün bir parçası olmaya çalışsınlar. Bana kendimi ifade etme fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.

 

Röportajı yapan Okutman Doğan EVECEN'e İYTE adına teşekkür ederiz.

Ulvi Ahmedov ile Röportaj

Ömer Buğra Kanargı ile Röportaj

Alper Doruk Alkan ile Röportaj

Pelin Öztürk ile Röportaj






 
Son Güncelleme : Emrullah Demiraslan 17.08.2012 16:30
İçerik Sorumlusu : Doğan Evecen  
 
Öğrenci Bilgi Sistemi İYTE Web Mail İYTE Kütüphane Mezunlar Nerede İYTE Bülten İZTEKGEB Atmosfer TTO İzmir Üniversiteleri İYTE'de Ne Nerede?